Sebepleri unutulmuş düşmanlıklar halen sürüp gitmektedir tüm dünyada.
Sırf zamanın birinde taraflardan biri, diğer bir tarafı düşman ilan
etti diye düşmanlıklar kronikleşmektedir.
Oysa karşısında hiçbir düşmanlığın duramayacağı duyguları da
barındırır içinde insanoğlu; sevgi gibi, aşk gibi… Öylesine kuvvetli duygulardır
ki bunlar; imkansızı mümkün kılarlar.
İşte böyle bir düşmanlığın ortasındaki, böyle bir aşkı anlatır Romeo
ve Juliet. Efsanevi aşkların en çok tanınanı, en edebi ve en ebedi olanıdır
belki de.
Peki kendisine tamamen "yerli" ve "komedi" oyunları sahnelemeyi
prensip edinmiş bir tiyatronun oyuncuları bu tragedyayı oynamak isterse, hele
hele genel sanat yönetmeninden habersiz tüm bütçeyi bu oyuna yatırırsa ne olur?
Yönetmen gelir "yabancı" ve "tregedya" olan "Romeo ve Juliet"i, "yerli" ve
"komedi" olan "Ne Romeo Ne Juliet"e çevirir.
Bir oyun yapalım dedik
Shakespeare'den esinlendik.
Trajedi seçtik ama
Yine de gülmek istedik
Düşman aileler var
Birbiriyle savaşır
Bu kavganın ortasında
Kaçak sevgililer var
Gizli gizli oynaşır
Oyunumuz Romeo ve Juliet
Ama ne Romeo ne Juliet
Ne Romeo ne Juliet
Ne Romeo ne Juliet
Sevginin en vurgulusu
Aşkların en tutkulusu
Kavganın en vurdulusu
Gelin izleyin dostlar
Komedinin en coşkulusu
W. Shakespeare’in bıraktığı en güzel miraslarından biri olan bu ölümsüz
hikayenin çatısını kullanarak, olabildiğince bizden, olabildiğince bizim
dilimizden bir yorumla, her repliğini baştan yazarak, müzikal tadında bir oyun
hazırladık ve siz değerli izleyicilerimizin beğenisine sunuyoruz.
Gülüşmek üzere…
|